Türkçe | English
Üye girişi | Üye olmak için tıklayın

LSD

Altın Şehir
Pınar Turanlı
[x] Resim panelini kapat
Sayfa : 
“Şehir” içinde ne çok çağrışımı birden barındıran, zengin bir kelime değil mi? Kültür, sanat, tarih, efsane, ticaret, politika, ekonomi, sınırlar, modernlik, modernliğin içindeki kırsallık, görkemli ışıklar, dilenci çocukların görkemli ışıklar ardına düşmüş ürkek ve minik gölgeleri, karmaşa, gürültü, trafik, yitiklik, tutunamayanlar, bir şeyler tutturup kolay yoldan para kazanma hevesinde olanlar, bireysellik, emekçiler, gökdelenler, kozmopolitlik, şirket(leşme)ler, karanlık binalar, dar pencerelerin ardında saklanan insanların yalnızlığı… Hatta belki çağrıştırdıklarından en önemlisi de “umut”: köyden göçerek taşı toprağı altın şehirlere ayak basanların gözlerinde parlayan, ancak gecekondularının bir gün yıkılmasıyla sönerek, silik silik akan o umut…

Asırlardır sanatçıları etkileyen şehir hayatının farklı yönleri Aksanat’taki “Altın Şehir” sergisinde Lynn MacRitchie, Alexey Moskvin, Lütfi Özden ve Denizhan Özer’in ilgi çekici video, enstalasyon, fotoğraf ve resim çalışmalarında ele alınmış. Sergide, çağımızda artık, tarihte ilk kez, şehirde yaşayanların sayısının kırsal kesimde yaşayanlardan az olduğu vurgulanmış. Sanatçılar sergiyi ziyaret edenleri, yaşadıkları ve çalıştıkları şehirler arasında kısa bir yolculuğa çıkartıyorlar. Bu şehirler içlerinde barındırdıkları gökdelen sayısı ve nüfus artıkça birbirlerine sanki daha çok benziyorlar.

Lütfi Özden Havalandırma ve Kurtarılmış Alan isimli çalışmalarında şehir hayatında içinde yaşadığımız mesaj bombardımanına değinirken bunun insan ruhunda yarattığı karmaşayı koyu, yoğun ve soluk renkler kullanarak dışavuruyor. Bu iki çalışmasında da İstanbul sokaklarından yabancısı olmadığımız, duvarları kaplayan kimi yırtılmış, yarım yamalak kalmış konser, tiyatro afişleri, politik ilanlar, karalamalar ve yazılar dikkat çekiyor. Diyalog isimli çalışmasındaysa kapağı açık ve kapalı olan iki çöp tenekesinin sohbeti tasvir ediliyor.
Arabayla, uçakla yolculuk ederken, hatta bazen su üstünde kanoyla çıktığınız kısa bir gezintide hiç etrafınızdaki farklı hayatları, evleri, insanları görüp içinde bulunduğunuz ana, yere yabancılaşmış hissettiğiniz olur mu? Bilinmeyen yerler sizde bir yandan merak uyandırırken diğer yandan derin bir boşluk, uzaklık duygusunun içinize yayılmasına neden olur mu?
Sayfa : 
Sayfa : 
Sayfa : 
Yayın tarihi : 21 Mayıs 2009
Yorum yaz :
İsim : E-mail :
Yorumunuz :
Gönder
Kullanım şartlarılebriz.com hakkındaBize ulaşın
© 2000 - 2010 Lebriz İnternet Hizmetleri Limited Şirketi