|
|
|
|
| İstanbul Modern’de Gölgelerin Gündüz Buluşması | | |
|
| | Pınar Turanlı |
|
|
|
[x] Resim panelini kapat
|
|
|
|
|
|
İstanbul Modern Sanat Müzesi’nde sanatın pek çok formuna meraklı ruhların aynı çatı altında buluşacağı bir sergi 22 Ocak’ta açıldı. Dans, opera ve müzik içeren gölge tiyatroları, siluetler, çizimler, metinler, el yazmaları, filmlerle beraber yüzü aşkın eserin bir arada sunulduğu “Gölgeye Övgü” isimli sergide ziyaretçiler, geleneksel gölge tiyatrosunun yirminci yüzyıl sinemasına ve günümüz çağdaş sanatına etkilerine dair uzun bir keşif yolculuğuna çıkarılıyor.
Küratörlüğünü İstanbul Modern Danışmanı Paolo Colombo’nun üstlendiği ve 6 Mayıs’a dek sürecek olan sergi, yedi ayrı ülkeden sekiz çağdaş sanatçının ve 20. yüzyılın ilk yarısından iki usta sinemacının en önemli eserlerini bir araya getiriyor. Türkiye’den Haluk Akakçe, İsveç’ten Nathalie Djurberg, Güney Afrika’dan William Kentridge, Finlandiya’dan Katariina Lillqvist, İsveç’ten Jockum Nordström, Almanya’dan Lotte Reiniger Yunanistan’dan Christiana Soulou, Polonya’dan Ladislas Starewich, Büyük Britanya’dan Andrew Vickery, Amerika’dan Kara Walker'ın sanat yapıtları çok iyi bir kombin ve bütün oluşturacak şekilde sergileniyor.
Sergiye damgasını vuran isimlerden Kara Walker son yıllarda ABD’de Metropolitan Museum of Art, Walker Art Center, Hammer Museum ve New York’taki Museum of Modern Art’ta açtığı sergileriyle büyük ses getiren bir sanatçı. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki iç savaş öncesi döneme dair taciz üzerine kurulu düzeni, kölelik sapkınlığını, acıyı, ırk ayrımcılığını ve yaşanan tüm insanlık ayıplarını eserlerinde çığlık çığlığa bağırıyor. Walker’ın “Kabul Politikası” (2003) adlı 3 bölümden oluşan kağıt üzerine kesme kağıt yöntemi kullanılarak silüet şeklinde ortaya koyulan eserinin karşısında duranlar, yüzlerinde tuhaf, acı tebessümlerle koparttığı bacakları ellerinde tutan şiddet düşkünleri ve zayıf, memeleri sarkık, işkence gören zencilerin acizliğiyle irkiliyorlar. “Yanan Afrika Oyun Seti”nde kaçışan insanlar, bayrakla koşuşturanlar, güç simgesi haline getirilmiş erkeklik organları, alev almış evler ve ağaçlar insanı adeta bir vahşetin ve anlamsız bir telaşın içine sokuyor. Ahşap üzerine karışık teknik ve kağıt ile yapılmış olan “Öyle ya da Böyle Kaçışa Dair Olduğu Aşikar Bir Resim”de ise uçurtmaya tutunarak denizden göğe havalanan ve yavaşça görünürden kaybolan, uçarak özgürlüğüne kavuşan ya da belki özgürlüğüne kavuştuğunda havalara uçacak olan insanların umarsız özlemleri vurgulanıyor.
Serginin bir diğer iddialı ismi Jockum Nordström’ün kâğıt üzerine on dokuz eseri ve “I Sin Ensamhet” isimli video animasyonu yer alıyor. Eserlerine tema olarak cinsellik, arzu ve karamsarlık ile yoğrulmuş geleneksellik eleştirisi hakim olan sanatçı teknik olarak daha çok çizim ve kolaja yer veriyor.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| Yayın tarihi : 23 Şubat 2009 |
|
|
|
| |
|