28 Ağustos 2008 - Daha önce üye kaydı yaptıysanız, sizi tanımamız için tıklayın Üye Girişi


Sanat Yapıtlarını Anlayabilmek ve Keyif Alabilmek İçin ...

Haşim Nur Gürel

BEŞ YAPITI İLE HALE ASAF'I ANMAK, ANLAMAK...

HAŞİM NUR GÜREL’İN KENDİ SORULARINA YANITLARI…

Resmi büyütmek için üstüne tıklayabilirsiniz
" Babasının Portresi ", tarihsiz(1920-25)
Mukavva/ Yağlıboya, 44 x 32 cm.
Özel Koleksiyon
1- Resimdeki kişi ilk bakışta sizde nasıl bir izlenim bırakıyor?
Yaşam yorgunu, inançlarını koruyan bir kimlik…

2- Ressamın yüzü aydınlık tutarak gömleğin görünen kısmı dışındaki alanları koyu ve karanlık olarak tasarlaması üzerine ne düşünüyorsunuz?
İzleyicilerin bakışlarını yüzde ve gözlerde odaklamak üzere tasarlanmış bir düzen.

3- Resimdeki patlı boya ve renk kullanımı konusunda ne düşünüyorsunuz?
Hollanda resim geleneğine uygun, Rembrandt’ı anımsatan bir renk paleti ve patlı uygulama.

4- Sizce bu yapıtta ressamın boyama tekniğinden kaynaklanan bir özellik var mı?
Hale Hanım bu resmini 20 yaşlarında yapmış olmalıdır; bu çok genç yaşına rağmen yüzün farklı alanlarını patlı boya uygulaması ile plan plan inşa eden bu yapıt son derece başarılıdır. 20. Yüzyılın ünlü İngiliz ressamları Lucien Freud ve Frank Auerbach’ın küçük boyutlu portrelerini öncüsü sayılabilecek bir yapıttır; ama bunu biz biliyoruz, internet sayesinde dünya da öğrenmiş olacak, Türkçe de olsa…

5- 1920’lerde ressam olmayı aklına koymuş bir kızın babasını resmettiği bu resim üzerine son analizde neler söyleyebilirsiniz?
“…Salih Bey fesi, gözlüğü, gömleği, kravatı, ceketinin yakaları ile 1920’lerin bir anından kızının ustalığının, duyarlılığının terkisinde günümüze uzanmakta. Yüzdeki ışıklı noktaları, bıyığı, sakalları ve gömleği oluşturan beyaz tuşlarının geçişlerine ve farklılaşmalarına hayran olmamak, bakışlardaki hüznü hissetmemek olası değil.”(H.N.G.; Portre, Üç Köşeli Görsellik, sayfa 23.)

Resmi büyütmek için üstüne tıklayabilirsiniz
"Paletli Otoportre", (1925?)
Tual/Yağlıboya, 60 x 50 cm.
İstanbul Üniversitesi, Feyhaman-Güzin Duran Müzesi Koleksiyon
1- Bu resimde yer alan tüm öğeleri – en küçük ayrıntılarına değin - tanımlayınız.
Ayakta durmuş, gözlerimizin içine bakan, siyah elbisesinin üzerine beyaz atölye önlüğünü giymiş olan Hale Asaf. Sağ elinde tuttuğu yanını görebildiğimiz boya yüklü paleti. Ressamın saç kesimi 1920-1930 “Çarliston” dönemine uygun…

2- Resimdeki düşey, yatay. Ve eğri hatları ve aralarındaki ilişkileri gösteriniz.
Saçların, kolların, giysilerin düşey hatları Hale Hanım’ın kakülünün, kaşlarının, ağzının, atölye gömleğinin yenlerinin ve sağ kolunun yatay hatları ile dengelenmekte. Verev belirgin nesne olan palet dikkatleri toplamakta. Gözlerin, burnun ve elbisenin göğüs kesiminin eğri hatlarının kendi içlerinde ilişkisi ve tamamlayıcılığı var.

3- Bu resim için seçilen renk armonisi ve sürüş özellikleri üzerine ne düşünüyorsunuz?
Saçların siyahı ve atölye gömleğinin beyazından yola çıkılarak oluşturulmuş bir armoni… Elbisenin siyahı da dengeyi tamamlamakta. Arka fon bu en koyu ve açık dengeli alanların ara tonu renkli grilerden oluşmakta. En sıcak renk dokunuşlarının yoğunlaştığı yüz, Hale Asaf’ın “ceylan” gözlerinin içinde boğulmamızda itici güç olmakta…

4- Bu resmin tartışılmaz odak noktaları nedir?
Gözler, ağız ve sağ eldeki palet..

5- Bu resim size ne düşündürtmektedir? Resimdeki Ressam-Kız üzerine neler söylenebilir?
“İnas Sanayi-i Nefise Mektebi’nde Feyhaman Duran’ın öğrencisi olan Hale Asaf, “Güzin’e Hale” şeklinde imzaladığı bu tabloyu hocasının eşi Güzin Hanım’a armağan etmiştir. Bilindiği gibi, sanatçının yaşamış olduğu dönem, hem Osmanlı kültürünü hem de yeni filizlenmekte olan Cumhuriyet kültürünü karşılamaktadır. Gerek Osmanlı’nın son dönemlerinde Batılılaşma hareketleriyle koşut olarak ve gerekse Cumhuriyet döneminde, toplum yapısında kadına yönelik değişiklikler yaşanmıştır. Böylesi bir ortamda Hale Asaf da, tıpkı Şeker Ahmet Paşa’nın Otoportre’sinde olduğu gibi belge nitelikli bir çalışma ortaya koymuştur. Resim eğitimi alan her kadının ressam olmadığını, zira ressam-kadın tipinin Batılılaşma dönemiyle ilgili bir model olduğunu-tıpkı piyano çalmak gibi- ve bu nedenle de kızların aldığı resim eğitiminin çoğunlukla geçici bir heves olduğunu bilmekteyiz. İşte Hale Asaf’ın Paletli Otoportre’si bu açıdan tarihi ve belgesel bir önem taşımaktadır. Gömleğinin kollarını sıvayıp eline paletini almış olan bir ressam-kadın, bu kimliğiyle ayakta durmakta ve bu kimliğe sahip çıkmaktadır.”(Burcu Pelvanoğlu, Hale Asaf Retrospektifi, Eczacıbaşı Sanal Müzesi - www.sanalmuze.org)

Resmi büyütmek için üstüne tıklayabilirsiniz
“Otoportre ", 1928, Paris
Tual /Yağlıboya, Yaklaşık 64 x 58 cm.
Özel Koleksiyon
1- Resimde yer alan öğeleri tanımlayınız.
Birbirini tamamlayan “asorti”bir şapka ve “tayyör takım”ın ceketi içerisinde kendini resmetmiş ressam. İri gözlerinin göz bebekleri boynundaki imitasyon kolyenin iri beyaz taneleri ile vurgulanmakta…

2- Ressamın resimde nasıl bir kurgu amaçladığını çözümleyiniz.
Ceketin dikkat çekici kat kat yakası derin ve asimetrik dekoltesi ile arka fondaki pembe perdenin kenar çizgisi ile ilintili kılınmış… Arkadaki yatay pencere kayıtı dikkatimizi yüze ve gözlere çeken cesur bir yatay hat olmakta…

3-Resimdeki renk kullanımı ve sürüş yönleri üzerine neler söyleyebilirsiniz?
Siyah beyaz veya grafik dengesi çarpıcı ve daha önceki iki resime kıyas ile resimde yer alan alanların daha büyük planlar halinde ele alındığı bir yapıt. Bu ayıklayıcı, yalınlaştırıcı yaklaşıma karşın, ressamın kumaşı, insan tenini ve arka zemini özelliklerine uygun olarak duyarlı fırça sürüşleri ile boyadığını hissedebilmekteyiz.

4- Ressamın bu resimde gözlerini ele alışı ile bir önceki resimdekinin farklılığı üzerine neler söyleyebilirsiniz?
Bir önceki otoportredeki ışıl ışıl göz bebeklerinin yerini bu otoportrede iki kara delik almıştır, umutla bakan o gözlerin yerini yorgun bakışlar almıştır.

5- Bu resmin bütünü sizde ne gibi duygular uyandırmaktadır? Yapıtın imgesi aklınızda kalan unutulmaz bir imge midir?
Tüm o şık kıyafete ve gerdanlığa karşın, ressamın sorunlarını yansıtan bir portre; evet yalınlığı ve samimiyeti ile unutulmaz bir imgeye sahip bir yapıt gerçekleştirmiştir, 23 yaşındaki Hale Salih Asaf…
“Tipik bir Lhote atölyesi çalışması olan bu portrenin, “Paris,1928” şeklinde imzalanmış olması, sanatçının 1928 yılında Paris’te Expose á la Nationale/Milli Sergi’ ye bu çalışmayla katıldığını düşündürmektedir. “ (Burcu Pelvanoğlu, Hale Asaf Retrospektifi, Eczacıbaşı Sanal Müzesi - www.sanalmuze.org)

Resmi büyütmek için üstüne tıklayabilirsiniz
"Portre/Mavi Elbiseli kadın", 1931
Tual/Yağlıboya, 74 x 52 cm.
Özel Koleksiyon
1- Resimdeki tüm öğeleri eksiksiz sıralayabilir misiniz?
Derin dekolteli, çarpıcı mavi renklerde bir giysi içerisinde bir sandalyede oturmakta olan bir kadın.Arka planda ne olduğu belirsiz üçgen pembe bir form…

2- Resmin kompozisyonu üzerine neler söyleyebilirsiniz?
Sol üstteki geri plandaki üçgenin kenarı kadının yakasının sol yanı ile aynı çizgidedir; ressamın bu pembe lekeyi figür ile geri plan arasında bir geçiş elemanı olarak oluşturduğu anlaşılmaktadır.Kadının sol elinin pembe lekesi üstteki bu pembe üçgenin aşağıya yönelik hareketini durdurmakta ve dengelemektedir. İki renkli elbisenin çizgileri kadının “büstü”nü taşıyan bir altlık gibidir. Yeşil/ela gözler ve kıpkırmizi rujla boyalı küçük ağızın mükemmel eşkenar üçgeni ise bizi içine çeken bir gizeme sahiptir…

3- Resimdeki boyama özellikleri ve incelikleri üzerine- önceki resimler ile kıyaslayarak- neler söyleyebilirsiniz?
Son derece duyarlı ve usta… Hakkı verilmiş bir “pentür” veya boyama ustalığı…

4- Ressamın yapıtı için seçtiği renk armonisi konusunda neler söyleyebilirsiniz?
Son derece başarılı ve çarpıcı…

5- Resmedilen kadın hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu portre size nasıl bir duygu vermektedir?
Resimdeki kadının kendini dış bakışlara kapalı tuttuğunu ve bu portre sürecinden rahatsız olduğunu düşünmekteyim. Bu portrenin ressamın bir otoportresi olması olasılığını ise oldukça zayıf bulmaktayım..
“Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği’nin 25 Teşrinievvel (Ekim) 1931 tarihli İstanbul Türk Ocağı Sergisi’ne katılan bu tablo, sanatçının kadın portreleri arasında ikinci grubu teşkil eden yüz ifadeleri değiştirilmiş kadın portrelerindendir. Fiziksel özellikleri diğerleriyle benzer olan bu portrede, kadının yüz ifadesi diğerlerinden kesin bir biçimde ayrılmaktadır. Diğerlerindeki keskin bakışlara sahip kadının yerini burada, gözleri buğulu olarak verilmiş ve donuk ifadeli bir kadın almıştır. Bunların da otoportreler olduğunu ileri sürmek belki biraz zorlama olacak ancak bu dönemde sanatçının gözlerinden rahatsız olduğunu ve 1931 yılı sonlarında Paris’e giderek ameliyat olduğunu bilmemiz bu hususa ilişkin soru işaretlerini gündeme getirmektedir. “ (Burcu Pelvanoğlu, Hale Asaf Retrospektifi, Eczacıbaşı Sanal Müzesi - www.sanalmuze.org)

Resmi büyütmek için üstüne tıklayabilirsiniz
"Otoportre, tarihsiz" (1935’ler)
Sümerlit /Yağlıboya, 50 x 36 cm.
Emel Korutürk Koleksiyonu
1- Ressamın saçlarını gizleyen şapkası resme nasıl bir katkı sağlamaktadır?
Gözlerin siyahının değeri arttırmakta, onların daha da öne çıkmasını sağlamaktadır.

2- Bundan önce incelediğiniz diğer iki otoportre ile kıyaslandığında bu yapıtın ne gibi farklılıkları olduğunu söyleyebilirsiniz?
Yine değişik bir giysi ve onun hatlarının izleyici bakışlarını yüze yönlendirmekte başarı ile kullanılmasını görmekteyiz. Ressamın yorgun ve acılı yaşamının yansıtan bir yapıt.

“Antonio Aniante tarafından İstanbul’a getirilen bu tablonun da serbestleşmiş hatlarından dolayı 1935 yılı ve sonrasına ait olduğu söylenebilir. Burada, bu tarihlerdeki diğer kadın portrelerinin silik yüz hatlarından farklı olarak portrenin belirgin bir biçimde verildiğini görmekteyiz. Fotoğraflarla karşılaştırdığımızda da bunun bir otoportre olduğundan bahsedebilmekteyiz.” (Burcu Pelvanoğlu, Hale Asaf Retrospektifi, Eczacıbaşı Sanal Müzesi - www.sanalmuze.org)


3- Kullanılan renk armonisi üzerine ne düşünüyorsunuz?
Kasvetli. Ressamın duyguları ile uyumlu. Neredeyse babasınnın portresinin paletine yakın; ama bu kez Rembrandt etkisi ile değil duygusal nedenlerle renksiz…

4- Resmin kompozisyonu üzerine neler söyleyebilirsiniz?
Çok az kaydırılmış ve bozulmuş simetrik bir kompozisyon. Ressam sanki bir idam mangasınının karşısındaymışcasına gözlerimizin içerisine bakmakta…

5- Bu resim nasıl bir atmosfere sahiptir ve nasıl bir duygu iletmektedir?
Gerçekçi, kaderci ama her şeye karşın son ana kadar mücadeleyi sürdüreceğini hissettiren bir kişi ile karşı karşıya olduğumuzu hissetmekteyiz. Trajik bir yaşamın tüm dramını ve Hale Asaf’ın yalın ve içten ustalığının önemli örneklerinden birisi…