21 Kasım 2008 - Daha önce üye kaydı yaptıysanız, sizi tanımamız için tıklayın Üye Girişi


Türk Resim Sanatı Tarihi

Dr. Mehmet Üstünipek


Ali Çelebi
Maskeli Balo
Ülkemizde, günümüze değin bu önemli adımın devamının gelmemiş olması, sanat ortamında etkin olabilecek çağdaş bir müzenin eksikliği sonucunu doğurmuştur. Türkiye'de, pekçok şeyin halen Atatürk'ün başlattığı yerde kaldığı gerçeğinin en dramatik örneğini müze oluşturur. Şüphesiz bu yerinde sayma, O'ndan sonra gelen devlet adamlarının sanata verdiği önemin ne olduğunun da bir göstergesidir.

Cumhuriyetin İlk Kuşak Sanatçıları : Devletin sanata desteği, Cumhuriyet'in ilk yıllarında sanat ortamının biçimlenmesinde belirleyici olmuştur. Bununla birlikte, sanatçılar da bir takım arayışlar içerisindedir. Devletin sanatla ilgili değerlendirme ve yatırımlarının şekillenmesinde etkili olmaya çalışmışlardır.
Güzel Sanatlar Birliği'nin 1923'deki sergisinin (7. Galatasaray Sergisi) açılışında, devlet adına orada bulunan Hamdullah Suphi Bey, sanatçılardan ulusal konuları ele almalarını isterken; sanatçılar adına konuşan Çallı da, sanatçıların ne denli zorluklar ve yoksunluklar içerisinde çalıştıklarını dile getirmiştir.

1929 yılında kurulan Müstakil Ressamlar ve Heykeltraşlar Birliği nizamnamesinde, sanatçıların devletten beklentileri ve bu beklentilerin gerçekleşmesi için yapılması gerekenler ifade edilmiştir. 14 Kuşağı'nın önemli isimlerinden birisi olan ve 1927- 1935 arasında Güzel Sanatlar Akademisi müdürlüğü görevlerinde bulunan Namık İsmail, 1933 yılında Cumhuriyet'in onuncu yılına denk gelen süreçte hazırladığı ve resmi makamlara sunduğu raporda; sanatçılara iş bulunması, yasal haklar verilmesi, devlet projelerinin Türk sanatçılarına verilmesi, devletin sanatçı ve toplumla ilgili hedeflerinin nasıl olması gerektiği, bir müze kurulması gibi konular üzerinde ayrıntılı bir şekilde durulmuştur. Namık İsmail'in raporu, sanat adına yapılması gerekenleri resmi makamlara açıklayan bir içeriğe sahiptir.6

Devletin sanata desteğinin, bir diğer deyişle kültür politikalarının biçimlenmesinde, sanatçıların raporlar yoluyla ya da ikili görüşmeler gibi fikir alışverişleriyle etkili olmaya çalışmaları son derece doğaldır. Gerçekten de, devletin sanat adına üstüne düşen sorumlulukları yerine getirme arzusu, sanatçıların tavsiyelerine çok şey borçlu olmalıdır.

Ancak, sanatçılar sadece tavsiyeler ve yönlendirmeler yapmakla kalmamışlar ve kendileri de son derece önemli bazı etkinliklere imza atmışlardır. 14 Kuşağı sanatçılarının kurmuş olduğu Güzel Sanatlar Birliği, her yıl düzenleye geldiği geleneksel Galatasaray Sergilerini, Cumhuriyetin ilanıyla birlikte (1924 yılından itibaren) Ankara'ya taşımaya başlamıştır. 14 Kuşağı sanatçıları, etkinlik ve üretimleriyle Cumhuriyetin ilk birkaç yılının sanat ortamına ağırlıklarını koymuş gözükmektedirler.


6Namık İsmail'in bu raporuyla ilgili olarak Zeynep Rona; Namık İsmail, YKY, s. 193- 211; Arslan Kaynardağ; "Eski Bir Rapor Açısından Sanatımız ve Toplumumuz", Çevre, Temmuz- Ağustos 1979, S.4, s. 86- 88; 1933 yılı Arkitekt dergileri 7, 9, 10 ve 11. sayılar.
Önceki Sayfa Sonraki Sayfa